e-mail ile takip et

1.20.2014

(HASEN) Türkiye-Ermenistan-Azerbaycan ilişkileri -Yılmaz Parlar


BASIN TOPLANTILARI  
Türkiye –Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi Karabağ Sorunu’nun çözümüne bağlı 

Hazar Strateji Enstitüsü (HASEN) Türkiye-Ermenistan-Azerbaycan ilişkileri konulu yuvarlak masa toplantısında ev sahipliği yaptı. Toplantıda üç ülke arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkiler, bölgenin kanayan yarası Dağlık Karabağ sorunu ve çözüm yolları, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Ermenistan ziyareti ve iki ülke arasındaki ilişkilerin son durumu, 1915 olayları, ABD ve AB’nin bölgedeki sorunlara bakışı, Rusya ve İran’ın Ermenistan’la olan ilişkileri, Soyvetler Birliği’nin dağılmasıyla bölgenin günümüze kadar yaşadığı değişim masaya yatırıldı. 


HASEN Siyaset ve Sosyal Araştırmalar Merkezi uzmanı Doç. Dr. Bekir Günay’ın moderatörlüğünde düzenlenen etkinliğe Hazar Strateji Enstitüsü Dış Politika ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi Uzmanı Prof. Dr. Bülent Aras, Prof. Dr. Kamer Kasım ve Yard. Doç. Dr. Vügar İmanbeyli konuşmacı olarak katıldı.


“Bölgedeki kaos ve düzensizlik dibe doğru ilerliyor”


Prof. Dr. Bülent Aras, yaptığı konuşmada Rusya’nın Kafkasya politikasının analizini yaptı. 2008 yılında Rusya’nın önceki dönemde tarihi alışkanlıklarına devam ederek Kafkasya’yı nasıl yeniden yapılandırdığını anlatan Aras, fiili olarak Kafkasya’da Moskova yönetimi açısından 3 değil 6 devlet olduğunu söyledi. Rusya’nın yaptığı kritik seçime atıfta bulunan Aras, Rusya’nın Osetya ve Abhazya’yı işgal ettiğini ama artık bu yükü taşıyamadığını ifade etti. Türkiye’nin bölgeyi birbirine entegre edebilecek yeni bir vizyon ortaya koymaya çalıştığını anlatan Aras, Rusya ve Türkiye’nin politikalarının sonuç vermediğini, Moskova’nın Kafkasya’da attığı düğümün ancak savaşla çözülebileceğini ancak bölge liderlerinin savaşa girmemeleri için devamlı bir araya getirildiklerini belirtti. Bölgede şu anda çıkış yapan tek ülkenin Azerbaycan olduğunu ve enerji politikaları temelinde oyun kurabilen bir duruma doğru evrildiğini söyleyen Aras, “Azerbaycan güçleniyor, uluslararası alanda etkisini artırıyor. Bölgedeki kaos ve düzensizlik dibe doğru ilerliyor. Gürcistan ve Ermenistan çok ciddi fakirleşiyor ve yalnızlaşıyor” şeklinde konuştu. 


“Dağlık Karabağ sorunu çözülmeden Türkiye-Ermenistan ilişkisi düzelemeyecek”


Konuşmacılardan Prof. Dr. Kamer Kasım, Dağlık Karabağ sorunu ve 1915 olayları ekseninde Türkiye-Azerbaycan Ermenistan ilişkilerini değerlendirdi. Ermenistan’ın soykırım iddialarını dış politikasının amaçlarından biri olarak kabul ettiğini söyleyen Kasım, Avrupa’da Karabağ sorununun Türkiye Ermenistan arasındaki ilişkiyi etkilemediğinin düşünüldüğünü, Dağlık Karabağ sorunu çözülmeden Türkiye-Ermenistan ilişkisinin düzelemeyeceğini kaydetti. Türkiye ve Ermenistan arasında imzalanan protokolde 1915 olaylarını araştıran bir tarih komisyonunun kurulmasının ve 60 gün içinde kapatılan sınırların yeniden açılmasının da yer aldığını hatırlatan Kasım, en temel sorunun bu iki maddeden çıktığını, 2001’den bu yana da Türkiye’nin aktif bir şekilde uluslararası arenada 1915 olaylarını konuşmaya başlamasının Ermenistan’ı rahatsız ettiğini ve süreci durduran tarafın Ermenistan olduğunu ifade etti. Kasım, Rusya’nın protokolleri destekler görünerek mevcut konjonktürde uzlaşma istemeyen kötü çocuk olmak istemediğini belirtti. 


“Rusya TANAP’a karşı çıkmıştı”


Azerbaycan ile Türkiye arasındaki enerji işbirliğine değinen Kasım, Rusya’nın başlangıçta TANAP’a karşı çıktığını ancak Türkiye’nin Güney Akım konusunda Rusya’ya istediğini vermesiyle Rusya’nın itirazının bittiğini söyledi. Kasım, Rusya ile Türkiye arasındaki mevcut ilişkilerin devam ettiği sürece TANAP’ın süreceğini ifade etti. 


“Dünyanın yeni güç merkezi Asya’ya doğru kayıyor”


HASEN Siyaset ve Sosyal Araştırmalar Merkezi uzmanı Doç. Dr. Bekir Günay ise, dünyanın yeni güç merkezinin Asya’ya doğru kayarken Hazar’ın bir eklem bölgesi olarak ortaya çıktığını belirtti. Günay, Azerbaycan’ın Türkiye’nin en büyük yatırımcıları arasına girdiğini, özellikle enerji alanında dev yatırımlar yapıldığını ve TANAP projesinin de bu bağlamda önemine vurgu yaptı. 


“Bölgede normalleşmeyen tek aktör Ermenistan”


Bir diğer konuşmacı Yard. Doç. Dr. Vügar İmanbeyli, Kafkasya ve Hazar Bölgesi ülkelerindeki bölgesel ve küresel alandaki değişimi anlattı. Kafkasya'da sorunun kaynağının Stalin döneminde milletler politikasıyla döşenen mayınlı bölgeler olduğunu söyleyen İmanbeyli, bölgede normalleşmeyen tek aktörün Ermenistan olarak görüldüğünü ifade etti. İmanbeyli, Ermenistan ekonomisinin tamamen Rusya'nın desteğinde olduğunu, bunun ne kadar sürdürülebilir olduğunun da şüpheli olduğunu belirtti. Ermenistan’ın sürdürdüğü politikalarıyla giderek bölgede daha da yalnızlaştığını ve fakirleştiğini belirten İmanbeyli, Ermenistan’ın durumunun 10 yıl sonra daha da kötü olacağını sözlerine ekledi. 


HASEN 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder