sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3.06.2021

Güçlü Kadın-Güçlü Türkiye’nin Güçlü Kadınları-Yılmaz Parlar

    


Güçlü Kadın

Tarihte ve günümüzde hikayeleri ilham verebilecek pek çok kadın var.

Modanın, trendlerin, görüşlerin bir gecede değiştiği yaşadığımız dünyada, kadınların başarıları daha da etkileyici görünüyor. Çünkü zaman onları hiçbir şekilde etkilemiyor. Kadınlar her zaman yorulmadan kendi seslerini bulmaya çalışıyorlar. Kendi alanlarında bireyler ve profesyoneller olarak kendilerine saygı duymaya çalışıyorlar. Yenilikçiler, politik aktivistler, sanatçılar ve sporcular vs. Tüm bu kadınların ortak bir yanı var. Onlar gerçek mücadeleci, çalışkan ve bugünkü örnekleri ilham verici.




8 Mart kadınlar günü yaklaşırken, hikayeleri ilham verebilecek güçlü kadın zirveleride gerçekleşmeye başladı.

4 mart 2021 Perşembe günü, Turkuvaz Medya Grubu’nun yeni devasa binasında Sabah Gazetesi tarafından düzenlenen, “Güçlü Türkiye’nin Güçlü Kadınları” zirvesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ve Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan online ve video katılımıyla gerçekleşti.

Siyasetde, iş hayatında, sporda ve sanatda kadın panellerinde rol model kadınlarımız ilham verici öykülerini sundular. 

‘Güçlü Türkiye’nin Güçlü Kadınları Zirvesi’ Sabah&Daily Sabah Yazılı Medya, İcra Kurulu Üyesi Reklam Genel Müdürü Ceyda Uzman’ın açılış konuşmasıyla başladı.



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan 2023 hedefleri için atılan adımların gücünün kadınlardan geldiğini söyledi. ‘Siyasette Kadın’ paneline AK Parti Grup Başkan Vekili Özlem Zengin, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı Ayşe Ayşin Işıkgece katıldı. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, “Türkiye, yakın zamanda yaptığı atılımlarla dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olmuştur. Kazandığımız her başarı, ülkemizi hak ettiği konuma yaklaştırıyor. Bu başarıda, bilhassa kadınlarımıza çok şey borçluyuz. 2023 yılı hedeflerimize ilerlerken, kararlı adımlarımızın gücü de, yine kadınlarımızdan geliyor. Bugün, bu zirveye katılan ve birbirinden harika işlere imza atan kadınlarımız, hepimiz için sonsuz bir ilham kaynağıdır. Yaptıkları işler, gelecek güzel günlerin teminatıdır” dedi.Siyasetden,iş hayatından spora,sanata kadar her alanda kadın gücünün varlığını sürdürdürdüğünü özetledi.



Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan Eximbank aracılığıyla kadın ve genç girişimcilere 2020 yılında toplam 822 bin dolar kredi verildiğini ve sevk öncesi ihracat kredisi döviz kredilerinde 25 baz puan indirim uygulandığını,. e-ticaret.gov.tr adresinden erişilebilen Elektronik Ticaret Bilgi Platformu ve E-Ticaret Akademisi’nin de vatandaşlara ve kadın girişimcilere katkı sağladığını, E-ticaret akademisindeki bu eğitimlerden bugüne kadar 42 bin üzerinde kullanıcının faydalandığını söyledi.

Pekcan, “KOOP-DES kooperatiflere finansman desteği sağlıyoruz. Bu Program kapsamında 2020 yılında faaliyet gösteren 139 kadın kooperatifinin 149 projesine; 14 milyon 500 bin verdik”dedi kadınlar için yaptıkları destekleri açıkladı.



Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk “Kadınların kooperatif yoluyla güçlendirmesi için yeni proje hazırlığımız var. Bu yıl başlanacak projeyle hem kurum kapasitesi güçlendirilecek hem de eğitim ve danışmanlık hizmetleri artırılacak” dedi. 


Kadınların eğitimden sağlığa istihdama her alanda ayrımcılığa uğramaması ve karar alma mekanizmalarına katılımı için çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyen Selçuk, pandemi döneminde özellikle sağlık alanında kadınların genel sağlık sigortası sistemi sayesinde hizmetlere erişim imkanlarını geliştirdiklerini dile getirdi. 


Siyaset panelinde Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin,  “Ben mühendisim. Üniversite sonrasında özel sektöre girdim ve çalışma hayatımın 15’inci yılında yani 2001’de Türkiye’de büyük bir kriz yaşandı. 1994 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın İBB Başkanı olduğu dönemde eşimle birlikte sandık müşahitliği yapmıştık. O zamanlarda Türkiye’nin ancak İstanbul gibi yönetilirse normalleşeceğini düşündük ve Ak Parti’nin kurucuları arasında yer aldık. Ülke doğru yönetilsin ve bizim de çorbada tuzumuz olsun istedik. Vekil olma sürecinde de Büyükşehir Belediye Başkanı olma sürecinde de büyük bir dirençle karşılaştım. Kadından vekil olmaz dendi. Aslında korkunç bir önyargı ile buralara geldik. Toplumda büyük bir zihinsel değişim yaşandı” dedi. 


‘Güçlü Türkiye’nin Güçlü Kadınları Zirvesi’nin ‘İş Hayatında Kadın’ konulu ikinci paneli Sabah Gazetesi Ekonomi Müdür Yardımcısı Dilek Güngör moderatörlüğünde gerçekleştirildi. 



Demsa Grup Yönetim Kurulu Başkan Vekili Demet Sabancı Çetindoğan, “36 ilimizden 9 bin ürünü olan üretici ve girişimci kadınların ürünleri sitemizde. Bu siteyi kurarken sadece Türkiye içinde üretim yapalım, üretimi Türkiye’de buluşturalım diye yola çıkmadık. Ürünler zaman içinde yurtdışında da tüketiciyle bulaşabilsin istedik. Mart ayı bitmeden yurtdışından da tüketicilere Türk kadınlarımızın ürünlerinin satış platformu haline gelmiş olacağız” dedi.  


Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, Kütahya Porselen Yönetim Kurlu Başkanı Sema Güral Sürmeli, Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Özlem Dağ ve 

Opet Yönetim Kurulu Üyesi Nurten Öztürk de online katıldığı Zirve’de kadınların biz varız şeklinde başarılarını anlatdılar.


Spor panelden sonra sanatda kadın panelinde  Ajda pekkan, Türkan Şoray, Sibel Can Muazzez Ersoy gibi isimler online mesajlar verdiler.


yilmazparlar@yahoo.com

10.27.2020

Saype-Duvarların Ötesinde Dev Eller

   Duvarların Ötesinde Dev Eller 

Dev Fransız sanatçısı Guillaume Legros ( Saype)’nin, dağları, tarlaları süsleyen, en iyi dronlar tarafından görülebilen, devasa biyolojik olarak parçalanabilen eserlerinden, yeni projesi “Duvarların Ötesi” İstanbul’da

Dünyanın En Büyük İnsan Zinciri İstanbul’dan Geçiyor

İnsan zinciri ve insanların giderek daha fazla kendi kendilerine kapandıkları bir zamanda birlikteliği sembolize eden, çimlerde birbirine kenetlenmiş bir dizi eli püskürterek, yüzlerce metrekareyi kaplayan projesinin hedefi, Dünyadaki şehirlerin birbirine tutunmuş kolların benzer resimleri boyamak. Amaç "Birlikte Yaşamak", sınırların ötesine geçmek ve tarihin ölü olmadığını hatırlamak. 

Sokak sanatı ve kırsal sanatı (landart) birbirine bağlayan sanatsal bir hareketin sansasyonel öncüsü olarak tanınan Guillaume Legros’un  (Lakabı Saype, Say ve Peace kelimelerinden oluşturulan kısaltma), Duvarların Ötesinde (Beyond Walls) projesin İstanbul ayağı; İsviçre İstanbul Başkonsolosu Julien Thöni, Fransa İstanbul Başkonsolosu Olivier Gauvin hazır bulunduğu, Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’da gerçekleşen basın toplantısında tanıtıldı.


İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kültür A.Ş., Beşiktaş Belediyesi, Boğaziçi Üniversitesi, İsviçre Başkonsolosluğu, Institut français Turquie ve UPS'in desteğiyle gerçekleşen projenin basın toplantısında; İBB Kültür A.Ş. Kültür Etkinlikleri Müdürü Esra Koraltan, Boğaziçi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Zafer Yenal, İsviçre İstanbul Başkonsolosu Julien Thöni, Fransa İstanbul Başkonsolosu Olivier Gauvin belediyemizden Kurumsal İlişkiler ve İletişim Direktörü Çağdaş Yıldızın konuşmalarından sonra Saype önemli mesajlar verdi. Saype’ın ‘Duvarların Ötesinde’ projesi kapsamında dünyanın en büyük insan zincirini yaratma amacıyla çıktığı yolda Paris, Andorra, Cenevre, Berlin, Ouagadougou, Yamoussoukro ve Torino gibi kentlerden sonra şimdiki durağı İstanbul 

Fikirlerin dolaşımında sanatın büyük önemi var.

İstanbul’da olmakdan duyduğu büyük onurdan söze başlayan Saype, fikirleri harekete geçirmek istediğini, değerleri, inançları paylaşmaya çalıştığını söyleyerek projeye destek verenlere teşekkür etdi.

Saype, “Fikirlerin dolaşımında sanatın büyük önemi var, dil engelinin ötesine geçiyor ve ancak sanatla gerçek bağlar kurulup yaratılabilir. İstanbul’da öyle bir dönemindeyiz ki birçok yerdeki gibi kutuplaşmalar söz konusu. Ancak beraber hareket edersek önümüzdeki sorunlarla baş edebiliriz. Çünkü her şeyiyle çok bağlantılı bir dünya içerisindeyiz. Tıpkı domino taşları gibi. O nedenle sorunlara çözüm bulmak için birlikte, ortak bir sesin oluşturduğu kimlikle hareket etmeliyiz. İnsan zinciri oluşturmak için de kenetlenen ellerden daha anlamlı bir sembol olabilir mi? Burada fiziki değil zihinsel sınırları aşmak istiyoruz ve maalesef insanlık tarihinden beri kafamızda sınırlar var" şeklinde konuştu.

Projelerin oluşmadaki şekillenmedeki fikir kaynağı ile ilgili sorumuzun anahtarı durumundaki vermek istediği mesaj ve en ilgi gören eseri yani mesajı, sorumuza aldığımız cevapla, barışcıl aktivist sanatcı olduğu  izlemini hemen gösterdi.

Bağımsızlığı, Cumhuriyeti, Devrimi Ve Demokrasiyi Kutlayan İkonik Bir Anıt

Saype'nin Afrika'ya sıçrama yapmak isteyişinin ve Ouagadougou, Ulusal Kahramanları anıtının dibindeki çalışması, amacı, bağımsızlığı, cumhuriyeti, devrimi ve demokrasiyi kutlayan ikonik bir anıtın eteğinde önemini vurgulamak.   

Burkina Faso’nun büyük bir güvenlik ve jeopolitik krizden geçtiğini, şu anda ülkenin iyimserlik, destek ve karşılıklı yardımlaşma mesajlarına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğuna inandığnı, söyledi.

Ouagadougou ve Yamoussoukro gizemleri, göçmenleri insan ticaretine ve bununla bağlantılı sömürü ve istismara karşı savunmasız kılan modern kölelik arasındaki bağlantıyı dile getirmek. 

Göçmenlerin en savunmasız ve hangi koşullarda modern köleliğe açık olduğunu vurgulamak, Köleliğin başlangıç yeri Afrika’ya odaklanmak, insan tarihinin en utanç verici zamanı hatırlatmak.     

Günümüzde seyreden, göçmenlerin insan kaçakçılığın, zorla çalıştırma ve modern köleliğe dikkat çekmek duyarlık kazandırmak savunmasızlık alanların yok olmasın sağlamak mülteciler için çarpıcı 'umut mesajı'oluşturmak.

Toplantı sonrası pandemi nedeniyle geleneksel toplu foto Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall bahçesinde çekiminden sonra basın toplantısı sona erdi.

yilmazparlar@yahoo.com


kaynak: Net Haber Ajans

9.15.2018

25. Uluslararası Adana Film Festivali-Basın Toplantısı-Yılmaz Parlar


BASIN TOPLANTILARI  

 


ADANA, SİNEMA SANATÇISININ SIĞINAĞI

25. Uluslararası Adana Film Festivali ile ilgili Basın Toplantısında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü yaptığı konuşmasında  "Adana, sinemamızın, sanatımızın, sanatçımızın sığınağı olmaya devam edecek.”dedi.


25. Uluslararası Adana Film Festivali Basın Toplantısı 13 Eylül 2018 Perşembe günü Hilton otelinde gerçekleşti.


22-30 Eylül 2018 tarihlerinde yapılacak 25. Uluslararası Adana Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması ve Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nın finalistleri ve seçici kurulları, açıklandı.


Basın Toplantısına; Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, Festival Film Direktörü İsmail Dikilitaş, Adana Film Festivali Yürütme Kurulu Başkanı Halil Avşar, Adana Film Festivali Danışma Kurulu Üyesi Gülsen Tuncer, Adana Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Mete Şahin katıldılar.


Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, “Türk Sineması’nı ve sanatı desteklemeye devam edeceğiz. Festivale gölge düşürecek, sanatın önüne geçecek her türlü değerlendirmelerden uzak duracağız. Bunlara fırsat vermeyeceğiz.  Kültürün ve sanatın başkenti olma iddiasındaki Adana 'nın uluslararası tanıtımına katkı sağlayan bu festivale ev sahipliği yapmaktan dolayı, büyükşehir belediyesi olarak Türk sanatına, sanatçısına hürmet ilkesiyle kültür çıtasını daha yükseklere taşıma noktasında üzerimize düşeni yapma çabasında olacağız.”dedi.


Başkan Sözlü "Adana, sinemamızın, sanatımızın, sanatçımızın sığınağı olmaya devam edecek. Sinema başta olmak üzere sanatın özgür bir ortam istediğine yürekten inanıyorum. Adana bu özgürlüğün her zaman teminatıdır. Yaşamış olduğumuz toplumun her ferdi başı dik, sesi gür, toplumsal değerler içinde birbirine saygılı olduğu müddetçe kendisini ifade etme hakkına sahiptir ve sanat da bunun en iyi yollarından bir tanesidir."şeklinde özgür sinemacının sanatın yanında olduklarını vurguladı


Vizyon Sahibi Yönetmen Ödülünü  Rus sinemasının yönetmeni Aleksey Fedorchenko'ya Yaşam Boyu Başarı Ödülünü yönetmen Şerif Gören'e, onur ödüllerini Cüneyt Arkın, Muhterem Nur, Ahmet Mekin ve Süleyman Turan'a verileceğini belirtdi..


Festival Direktörü İsmail Dikilitaş da Uluslararası Adana Film Festivali'nin ulusal sinemayı destekleyen en önemli festivallerden olduğunu, Festivalde  birçok ülkeden film seçkin filmlerin festivalde yer alacağını, 220'yi aşkın filmin gösteriminin yapılacağını, festival kapsamında söyleşi, konser, senaryo buluşmaları ve sergilerin yapılacağını açıkladı.


Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nın Ana Jürisi Tomris Giritlioğlu'nun başkanlığındaki Ahmet Mümtaz Taylan, Cihan Ünal, Mehmet Açar, Mustafa Presheva, Nebil Özgentürk ve Tuba Büyüküstün'den oluşacak.


Türkiye'den Mahmut Fazıl Coşkun'un "Anons" filmi, jüri başkanlığını Polonyalı yönetmen Urszula Antoniak'ın üstlendiği Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması'nda da yer alacak.

Çin'den Jia Zhangke, ABD'den Ethan Hawke, Güney Kore'den Lee Chang-Dong, Çekya'dan Adam Sedlak, Romanya'dan Radu Jude, Almanya'dan Philip Gröning, Fransa'dan Olivier Assayas ve Yunanistan'dan Babis Makridis'in filmleri de uluslararası yarışmada yer alarak Türkiye'de ilk kez seyirciyle buluşacak.

25. Uluslararası Adana Film Festivali'nin, Cannes Film Festivali ile yaptığı iş birliği neticesinde Cannes'in en köklü bölümü "Semaine De La Critique", Adana Film Festivali aracılığıyla sinemaseverlerle buluşacak.


Belgesel, canlandırma, kurmaca ve deneysel dallarında filmlerin bulunduğu kategorinin jüri başkanlığını Sırp sinema yazarı ve yapımcı Nenad Dukic yapacak.

Türkiye'deki Sinema-Televizyon öğrencilerinin filmlerinin değerlendirildiği ve Yelda Reynaud'un jüri başkanı olduğu Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması'nın finalinde de 28 film ana jüri önüne çıkacak.

Festival kapsamındaki 5 ana kategoriden biri olan Uluslararası Kısa Film Yarışması'na 110 ülkeden yapılan 3111 başvuru arasından 45 film finalde yarışacak.


En İyi Film Ödülü: 350 bin lira, Yılmaz Güney Ödülü: 75 bin lira, Adana İzleyici Ödülü: 25 bin lira, En İyi Yönetmen Ödülü: 50 bin lira, En İyi Kadın Oyuncu Ödülü: 20 bin lira, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü: 20 bin lira, En İyi Müzik Ödülü: 15 bin lira, En İyi Görüntü Yönetmeni Ödülü: 15 bin lira, En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü: 10 bin lira, En İyi Kurgu Ödülü: 10 bin lira, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü: 10 bin lira, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü: 10 bin lira, Festivaldeki diğer ödüllerle birlikte bu yıl yaklaşık 900.000 lira para ödülü dağıtılacak.


yilmazparlar@yahoo.com

3.29.2017

24. İSTANBUL CAZ FESTİVALİ4-20 Temmuz 2017-YILMAZ PARLAR


BASIN TOPLANTILARI  

 



FESTİVALDE ŞARKILAR KONUŞACAK

24. İSTANBUL CAZ FESTİVALİ4-20 Temmuz 2017

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, bu yıl 20. kez Garanti Bankası’nın sponsorluğunda, düzenlenecek 24. İstanbul Caz Festivali, yine yenilikçi ve keşiflerle dolu bir programla müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Festival bu yıl,  4-20 Temmuz tarihleri arasında, cazın duayen isimlerinden yeni keşiflere 200’ü aşkın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’un 20 farklı mekânında ağırlayarak farklı konser deneyimleri yaşatmaya devam edecek.

24. İstanbul Caz Festivali, 4-20 Temmuz tarihleri arasında, cazın duayen isimlerinden dünya müziğinin tanınmış ekiplerine, yeni keşiflerden sevilen yıldızlara, farklı mekânlarda gerçekleştirilecek 50’nin üzerinde konserle, bu yaz Temmuz ayında keşiflerle dolu bir festival deneyimi yaşatacak. Ünlü yıldızların, Flamenkonun kült gitarist ve bestecilerinden Paco de Lucia’ya saygı duruşu niteliğindeki “Beyond The Memory” konserinin yanı sıra aralarında vokal cazın genç yıldızı Kandace Springs’den Jacky Terrasson & Stephane Belmondo gibi ustalara, Avrupa cazının efsane ismi Nik Bärtsch’ten Afrika’nın iki muhteşem sesi Fatoumata Diawara ve Hindi Zahra’ya caz, funk, dünya müziği, blues ve rock’ın farklı seslerini ağırlayacak. Oluşum aşamasında Radiohead’in gitaristi Jonny Greenwood’un da içinde yer aldığı “JUNUN” projesi de festivalin bu yılki konukları arasında.

Festival kapsamında bu yıl önemli bir yenilik, yerli sahnenin başarılı müzisyen ve topluluklarını odağa alarak daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamak amacıyla SOCAR Türkiye desteğiyle hayata geçirilen “ViTRin: Türkiye Güncel Müzik Buluşması” olacak.  Festivalin 5-8 Temmuz tarihleri arasındaki konserlerini kapsayan bu bölümü, festival izleyicisiyle beraber uluslararası müzik sektörünün önemli temsilcileri de izleyecek.

Ücretsiz gerçekleştirilecek “Parklarda Caz” konserleri ile Kadıköy yakasında festival içinde festival deneyimi yaşatacak “Gece Gezmesi” bu yıl da devam ederken, tüm gün sürecek konserler ve atölye çalışmalarıyla bu yıl ilki gerçekleştirilecek “Çocukça Bir Gün” başlıklı etkinlik de  ‘minik’ cazseverleri mutlu edecek.

24. İSTANBUL CAZ FESTİVALİ BASIN TOPLANTISI

24. İstanbul Caz Festivali’nin programı 28 Mart Salı akşamı festivalin “Yüksek Katkıda Bulunan Mekân Sponsoru” Zorlu Performans Sanatları Merkezi’de düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı. Toplantıya, İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı ve Garanti Bankası Genel Müdürü Fuat Erbil ile İstanbul Caz Festivali Direktörü Pelin Opcin ve İstanbul Caz Festivali Direktör Yardımcısı Harun İzer konuşmacı olarak katıldı.

İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, “İKSV olarak 2017’de 45. yılımızı kutluyoruz. Dileğimiz, kırk beş yıldır olduğu gibi önümüzdeki dönemde de festivallerimizin doyurucu içeriklerle izleyicilerimize ufuk açıcı keşifler sunması, yeni deneyimler ve düşünceler, olumlu duygular katması, gündelik hayatın karmaşası içinde nefes alacak bir alan açması.24. İstanbul Caz Festivali, 4-20 Temmuz tarihleri arasında 50’nin üzerinde konserle on binlerce izleyiciye ulaşacak. Bu festivalimizin de yine kentimizin kültür-sanat yaşamıyla birlikte tüm sanatseverlerin dünyalarını zenginleştireceğine inanıyoruz. Bu yıl Garanti Caz Yeşili de 20. yılını kutluyor. Kültür ve sanat alanındaki sponsorlukların devamlılığı, bu alandaki gelişim için büyük önem taşıyor. Biz de tam yirmi yıldır sürdürdüğümüz bu sponsorluk ilişkisinde artık Garanti Bankası’nı sadece bize destek veren bir kurum değil, aynı zamanda amaçlarımızı gerçekleştirmeye giden yolda birlikte yürüdüğümüz bir ortağımız olarak görüyoruz. Festival sponsorumuz Garanti Bankası ile festivale katkıda bulunan tüm kurum ve kuruluşlara ve etkinliklerimizi kamuoyuna duyurmak yönündeki çabaları için basın kuruluşlarının değerli temsilcilerine teşekkürlerimizi sunuyorum,” dedi.

Garanti Bankası Genel Müdürü Fuat Erbil, “Bugün caz için bir araya geldik ama ben öncelikle, İKSV’ye 45 yıldır sadece caz müziğine değil, ülkemizin kültür sanat yaşamına sağladığı tüm katkılar için teşekkür etmek istiyorum. İKSV, uluslararası festivaller ve etkinliklerle pekçok farklı disiplini sanatseverlerle buluşturarak Türkiye’ye sosyal kalkınmasına destek olmasının yanı sıra, ülkemizin kültür sanat alanında bir çekim noktası olması için çalışıyor. İstanbul Caz Festivali de İKSV’nin büyük bir özveriyle gerçekleştirdiği en önemli faaliyetlerinden biri… Biz de bu sene, bu başarı öyküsünün bir parçası olmanın ve İstanbul Caz Festivali’ni 20 yıldır desteklemenin gururunu yaşıyoruz. Ülkemizde caz müziğinin, daha geniş kitlelerce sevilmesini sağlayan İstanbul Caz Festivali’ni, “Garanti Caz Yeşili” markasıyla gönülden destekliyoruz. Başta Sayın Bülent Eczacıbaşı olmak üzere,  İstanbul Caz Festivali’ne uzun yıllardır emek veren Görgün Taner, Pelin Opçin, tüm İKSV ekibi ve gönüllülerine teşekkür ediyor, her sene olduğu gibi bu yıl da başarılı ve keyif dolu bir Caz Festivali diliyorum,”dedi. Erbil konuşmasında ayrıca, İKSV’nin, 45’inci yılında 1000 üniversite öğrencisine hediye ettiği ‘Kültür Sanat Kart’ fikrinden ilham alarak, Garanti Caz Yeşili markasının 20. yılında 100 üniversiteli öğrenci çifte, festival kapsamında tercih edecekleri bir konsere katılım hakkı hediye edeceklerini de duyurdu. Yarışma kapsamında sosyal medya üzerinden sorulan soruyu doğru bilenler arasında yapılan çekilişle talihli isimler belirlenecek. Talihli öğrenciler arasında İstanbul dışından katılanların konaklama ve ulaşım ücretleri de Garanti Bankası tarafından karşılanacak.

İstanbul Caz Festivali Direktörü Pelin Opcin ile İstanbul Caz Festivali Direktör Yardımcısı Harun İzer festival programına dair detaylı bilgileri aktardı. Türkiye’den sanatçılar ve caz sahnesinin tanınmış isimlerin de katıldığı 24. İstanbul Caz Festivali Basın Toplantısı’nda,  13 yaşındaki genç caz piyanisti Hakan Başar üçlüsüyle konuklara mini bir konser verdi.


24. İSTANBUL CAZ FESTİVALİ’NİN BU YILKİ AFİŞLERİNDE ŞARKILAR KONUŞACAK
24. İstanbul Caz Festivali’nin Alametifarika tarafından hazırlanan tanıtım kampanyası şarkıların birleştirici gücünden yola çıkarak tüm kentlileri festivale çağırıyor. Festival afişleri, bugüne dek İstanbul Caz Festivali’ne konuk olmuş Özdemir Erdoğan, Nile Rodgers, Mercedes Sosa, Jane Birkin, Aynur Doğan, Eleftheria Arvanitaki, Mahsa Vahdat gibi sanatçıların farklı dillerden şarkılarının, umut dolu ve kucaklayıcı sözlerine yer verirken festivalin yirmi dört yıllık tarihinden farklı anlara da atıfta bulunacak. #sarkilarkonusur

FESTİVALDE FARKLI MEKANLARDA FARKLI DENEYİMLER

Şehrin birçok noktasına yayılan 24. İstanbul Caz Festivali, bu yıl da alışılmışın dışında, farklı mekânları konser mekânına çevirerek izleyicilere yeni konser deneyimleri yaşatmaya devam ediyor. Festival konserlerine bu yıl ev sahipliği yapacak  20 mekân arasında kısa bir aradan sonra yeniden festival mekanlarına eklenen büyüleyici The Marmara Esma Sultan Yalısı’nın yanı sıra, bu yıl ilk defa festivalde kullanılacak Fransız Sarayı’nın Beyoğlu’nda yemyeşil bir vaha sunan bahçesi, Swissôtel’in kapılarını izleyiciye açtığı tarihi Sultan Park alanı, The Grand Tarabya’nın, atmosferi ile Cote d’Azur koylarını aratmayan Panorama Terace’ı yer alıyor.

Festivale bu yıl The Marmara Esma Sultan Yalısı, Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi, Fransız Sarayı Bahçesi, Sultan Park - Swissôtel The Bosphorus, The Grand Tarabya Panorama Terace, Uniq Hall AçıkHava Sahnesi, Beykoz Kundura, Fenerbahçe Khalkedon, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi, Salon İKSV, Zorlu PSM Ana Tiyatro ve Drama Sahnesi ev sahipliği yapacak.  Gece Gezmesi ise yine Kadıköy yakasının sevilen mekanlarından All Saints Moda Kilisesi, Club Quartier, Dorock XL, Kadıköy Sahne, KargART, Living Room, Moda Sahnesi ve Zor’da gerçekleştirilecek konserlerle festival içinde bir festival deneyimi yaşatacak.


FESTİVAL BİLETLERİ 3 NİSAN PAZARTESİ GÜNÜ SATIŞA ÇIKIYOR

24. İstanbul Caz Festivali’nin biletleri, 3 Nisan Pazartesi günü 10.30’dan itibaren Biletix satış kanalları ve hizmet bedeli olmadan İKSV ana gişeden (pazar hariç her gün 10.00-18.00 saatleri arasında) satışa çıkıyor. Her konserde tam biletlerin yanı sıra öğrenciler için indirimli bilet de satışa sunulacak.

Lale Kart sahipleri biletlerini %25’e varan özel indirimlerle alabilirler. Siyah ve Beyaz Lale Kart sahipleri için ön satış 30 Mart, Kırmızı ve Sarı Lale Kart sahipleri için de 31 Mart, 1-2 Nisan tarihlerinde olacak.



FESTİVALİN YAŞAM BOYU BAŞARI ÖDÜLÜ

24. İstanbul Caz Festivali’nin Yaşam Boyu Başarı Ödülü, TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası’nın şefi Kamil Özler ile Türk pop ve caz müziğinin duayen isimlerinden Fatih Erkoç’a takdim edilecek.

Antonio Dumoziç'ten gitar dersleri alarak müziğe başlayan Kamil Özler, 1977'de girdiği Kültür Bakanlığı Türk Musikisi Devlet Konservatuarında, Tülay Örser'le klarinet, Yavuz Özüstün ile Türk Musikisi ve Caz, Demirhan Altuğ'la armoni dersleri çalıştı. Mezun olduğu dönemlerde Berklee Müzik Okulu'nun, dışardan modern armoni, düzenleme ve orkestrasyon derslerini alan Özler, 1982'de girmiş olduğu TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası’nda hala görevine devam ediyor. İTÜ Devlet Konservatuarı ve Bilgi Üniversitesinde solfej, armoni, orkestrasyon ve gitar dersleri veren Özler “Klarnet Tekniği” adında bir eğitim kitabı da yazdı. Beste düzenlemeleri ile pek çok esere başarılı imza atan, aynı zamanda gitar ve klarinet virtüözü olan Özler, TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrasının şefliğini başarıyla sürdürüyor.
Ud sanatçısı babası Hasan Erkoç’un, üç yaşındayken kendisine hediye ettiği keman vesilesiyle müzikle tanışan Fatih Erkoç, Istanbul Belediye Konservatuarı'na yedi yıl boyunca trombon, piyano ve kontrbas eğitimi aldı.  Konservatuardan mezun olmadan dönemin en gözde orkestralarından İstanbul Gelişim'de çalışmaya başlayan Erkoç kısa bir dönem trombon sanatçısı olarak İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası'nda görev aldı. Yaklaşık 11 yıl kaldığı Norveç’ten 1986’da dönen Erkoç, aynı yıl Kuşadası 1. Altın Güvercin Şarkı Yarışması'nda sözü, müziği, düzenlemesi ve yorumu kendine ait olan "Yol Verin A Dostlar" adlı şarkıyla birincilik aldı. Bir süre TRT'de "Yankılar" adlı müzik programını gerçekleştirdi ve yarım bıraktığı konservatuvar eğitimini de bu dönemde tamamladı. Fatih Erkoç, çıkardığı "Ellerim Bomboş" (1992), "Penceremden Gökyüzüne"(1993), "Sana Deliyim" (1994) ve “Kardelen” (1996) albümleriyle pop müziğin unutulmaz isimlerinden biri haline geldi. 1999’da yapımcılığını üstlendiği ve kendi ismini taşıyan albümüyle dinleyicilerine tekrar merhaba diyen sanatçı, altı yıllık bir aranın ardından 2005’te sözü ve müziği kendine ait olan parçalardan oluşan “Beklenen” adlı albümünü  yayımladı. Fatih Erkoç, 2007'de "Kör Randevu" adlı albümüyle sevilen şarkılarının bir kısmını yeni düzenlemeleriyle dinleyenleriyle buluşturdu.

İSTANBUL CAZ FESTİVALİ’NDEN YENİ BİR PROJE:
“VİTRİN”: TÜRKİYE GÜNCEL MÜZİK BULUŞMASI
5-8 Temmuz 2017

Festival kapsamında bu yıl, yerli sahnenin başarılı müzisyen ve topluluklarını odağa alarak daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlamak amacıyla yeni bir proje hayata geçiriliyor.  SOCAR Türkiye’nin sponsorluğunda bu yıl ilki gerçekleştirilecek “ViTRin: Türkiye Güncel Müzik Buluşması” kapsamında, Türkiye’den 30’ün üzerinde sanatçı ve topluluğun, 5-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştireceği konserler, festival izleyicisiyle beraber uluslararası müzik sektörünün önemli temsilcileri tarafından da izlenecek.

Temellerini ülkemizin kültürel değerlerini daha geniş bir çerçevede tanıtmak ve kültürlerarası diyaloğu arttırmaktan alan “ViTRin: Türkiye Güncel Müzik Buluşması”, bu vesile ile güncel müziği odağa alan bir proje olarak geliştirildi. Türkiye’de özellikle son yıllarda hızla gelişen müzik üretimi ve dünyaya açılan müzisyenlerin çokluğu, yeni projelerin sadece Türkiye içinde değil uluslararası alanda da büyük ilgi ve talep görmesine yol açmakta. Gelişmekte olan müzik sektörümüzün bu alanda kurumsal olarak da etkin bir uluslararası temsile ihtiyacı, İKSV’nin köklü etkinliklerinden İstanbul Caz Festivali’ni bu projeye iten temel motivasyonlardan biri oldu. Dünyada bu alanda faaliyet gösteren başarılı etkinlik ve kurumları da örnek alarak oluşturulan “ViTRin”in, zamanla ülkemizin olduğu kadar yakın coğrafyaların müzikal üretimlerine de kucak açan ve onları evrensel kültür ve sanata katkıda bulunacak şekilde tanıtan bir etkinliğe dönüşmesi planlanmakta.

“ViTRİN” kapsamında Festival’de 5-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek konserlerde, Türkiye’den 30’un üzerinde sanatçı ve topluluğa yer verilecek. İstanbul Caz Festivali izleyicisi kadar Türkiye ve yurtdışından davet edilecek uluslararası müzik profesyonellerinin de izleyeceği bu konserlere paralel olarak, düzenlenecek panel ve seminerlerde uluslararası katılımcılara Türkiye güncel müzik sahnesi tanıtılacak. Yine yapılacak sektörel toplantılarla yerli ve yabancı müzik profesyonelleri buluşturulacak ve sanatçılarımızın yurtdışına açılmasını teşvik edecek ilişkilerin kurulması sağlanacak. “ViTRin” kapsamında gerçekleştirilmesi düşünülen projelerden biri de, programda yer alan sanatçı ve toplulukların uluslararası turnelerine destek verecek bir yapının oluşturularak sanatçıların yurtdışındaki konserlerinin desteklenmesi olacak.

Bu yıl “ViTRin” kapsamında Festival’deki çeşitli sahnelerde müzikseverlerle buluşacak isimler arasında, müzik geleneğimizin en güncel yorumcularından Hüsnü Şenlendirici, İsmail Tunçbilek ve Aytaç Doğan’ın ortak projesi Taksim Trio, bugüne kadar yayımladığı beş albüm ile alternatiften popüler müziğe uzanan yolda geniş kitlelere ulaşmış Ceylan Ertem, Türkiye’nin nadide perdesiz gitar virtüözlerinden Cenk Erdoğan, modern armoniler ve doğaçlamaları harmanlayan, caz gitaristi ve besteci Bilal Karaman ve üçlüsü, Sarp Maden, Alp Ersönmez ve Volkan Öktem’in caz, rock, drum’n bass, punk, noise, elektronik ve ambient öğeleri birleştirdiği MadenÖktemErsönmez topluluğu ve rock ile caz müziği arasında gezinen yaratıcı tarzları ile Korhan Futacı & Kara Orkestra’nın yanı sıra, ülkemzin caz sahnesinin yetenekli iki ismi kontrbasçı Kağan Yıldız ve piyanist Can Çankaya’nın duo projeleri yer almakta.

Yine “ViTRin” programı dahilinde yer alacak bir başka etkinlik ise, Festival’in sevilen etkinliklerinden Gece Gezmesi olacak. Kadıköy ve Moda’da çeşitli mekanlarda gerçekleşecek Gece Gezmesi kapsamında Ceylan Ertem’in yanı sıra Gevende, Son Feci Bisiklet, Jakuzi, Kolektif İstanbul, Özgün Semerci ve No Land gibi bağımsız sahnenin en heyecan verici ve ilginç isimleri de yer alacak. Ayrıca Salon İKSV’de gerçekleşecek çeşitli konserlerde Yürüyen Merdiven ft. Tolga Bilgin & Kristian Lind, Geeva Flava ve Rain Lab (İdil Meşe & Da Poet) gibi yeni ve başarılı isimler sahneye çıkacaklar.

“ViTRin: Türkiye Güncel Müzik Buluşması” kapsamında yer alacak sanatçıların tam listesi ve etkinliğin detaylı program Mayıs ayında duyurulacak.



İSTANBUL CAZ FESTİVALİ’NDE İKİ ÖZEL PROJE

Paco De Lucia Anısına “Beyond The Memory”
8 Temmuz Cumartesi, 21.30, Zorlu PSM Ana Sahne

İstanbul Caz Festivali bu yıl iki özel projeye ev sahipliği yapıyor. Flamenkonun kült gitarist ve bestecilerinden Paco de Lucia’ya bir saygı duruşu niteliği taşıyacak “Beyond The Memory” başlıklı projede sanatçının kariyerinin çeşitli evrelerinde birlikte çalıştığı Antonio Serrano, Carlos Benavent, Jose Mari, Nino Josele, Piraña gibi yıldız müzisyenlere dansları ve vokalleriyle Farru ve David de Jacoba eşlik edecek.

24. İstanbul Caz Festivali’ne özel bu projeye Türkiye’den hepsi kendi alanında önemli üç isim katılıyor. Bir Paco de Lucia bestesi olan Palenque’yi, Sezen Aksu’nun sözleriyle yeniden yorumladığı Tuana şarkısının yer aldığı Med Cezir albümü ile 90’larda hayatımıza giren Levent Yüksel bu gecenin heyecan verici isimlerinden bir olacak. Hüsnü Şenlendirici, İsmail Tunçbilek ve Aytaç Doğan’ı bir araya getiren ve dünya müziğinde son yılların en dikkat çekici gruplarından biri olan Taksim Trio ise klarnet bağlama ve kanunla flamenkonun sıradışı birlikteliğini gözler önüne serecek. Türkiye’nin nadide perdesiz gitar virtüözlerinden, ödüllü film müzikleriyle tanıdığımız Cenk Erdoğan da gecenin konuk sanatçılarından olacak.

Christian McBride, Joshua Redman ve TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası
11 Temmuz Salı 21.00, Zorlu PSM Ana Sahne

Ülkemizin en köklü caz topluluklarından TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası ile festivalin bu yılki Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nün de sahibi, topluluğun şefi Kamil Özler’in, cazın iki usta ismiyle ilk kez bir araya geleceği konser festivalin diğer özel gecelerinden bir olacak.

Şef Kamil Özler yönetimindeki TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası bu gecede, müzik kariyerinde bugüne kadar beş Grammy Ödülü’ne layık görülen usta bas gitaristi Christian McBride ile kendi gruplarıyla olduğu kadar yaratıcı işbirlikleriyle de tanınan ABD’li caz saksofoncusu Joshua Redman ile aynı sahneyi paylaşacak. 300’den fazla kayıtla kendi neslinin en çok kayıtta bulunan caz sanatçılarından, Christian McBride ile müzik dünyasının gelmiş geçmiş en önemli caz müziyenlerinden Joshua Redman’ın TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası ile birlikte vereceği konser, festivalin kaçırılmayacak gecelerinden biri olmaya aday.


24. İSTANBUL CAZ FESTİVALİ PROGRAMI

·  “Festival Ödül Gecesi”
       4 Temmuz Salı, 21.00, Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi

Festivalin Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi’nde yapılacak  açılış gecesi, TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası’nın şefi Kamil Özler ve Türk pop ve caz müziğinin duayen isimlerinden Fatih Erkoç’a Yaşam Boyu Başarı Ödülleri’nin takdim edilmesiyle başlayacak. Fatih Erkoç’un festivale özel bir caz repertuarını seslendireceği konserinin ardından Avusturyalı  sürpriz bir grup sahne alacak.

·  “Terramondo” Jacky Terrasson & Stephane Belmondo // Can Çankaya & Kağan Yıldız
   5 Temmuz Çarşamba, 20.00, Fransız Sarayı Bahçesi

Blue Note ailesinin en değerli üyelerinden caz piyanisti Jacky Terrasson Fransız caz trompetçisi Stephane Belmondo ile birlikte festivalde klasik cazın yıldızını parlatacak. 1993’te Thelonious Monk Piyano Yarışması’nı kazanan ve yayımladığı yirmiye yakın albümle caz piyanistleri arasındaki yerini sağlamlaştıran Terrasson ile ABD’li new age ve caz fenomeni Yusef Lateef ile işbirlikleriyle dikkatleri iyice üzerine çeken Belmondo’nun 30 yıla dayanan dostlukları, 2016 tarihli Mother albümüyle taçlandı. İkili, romantik, samimi ve yalın müzikleriyle Fransız Sarayı Bahçesi’nde balladlar, caz standartları, şansonlar ve biraz da doğaçlamayla festival takipçilerini nostalji tüten notalara teslim edecek. Gecenin açılışını ise Kerem Görsev’in triosundan da tanıdığımız kontrbasçı Kağan Yıldız ve yerli caz sahnesinde birçok isimle projelere imza atan piyanist Can Çankaya, taptaze duo projeleriyle yapacak.

· Korhan Futacı Ve Kara Orkestra // Rain Lab (İdil Meşe & DaPoet)
     5 Temmuz Çarşamba, 22.00, Salon İKSV

“ViTRin” kapsamında gerçekleşecek bu etkinliğin ev sahipleri söz yazarı, besteci ve saksofonist Korhan Futacı ile orkestrası Kara Orkestra ve Da Poet ile İdil Meşe’nin ortak projesi Rain Lab. Akustik solo projesiyle Avrupa ve ABD’de birçok konser veren, Oceansvs Orientalis için yazdığı şarkıya Acid Pauli’nin yaptığı remiksle dünya çapında bilinirlik kazanan İdil Meşe ile Gaslamp Killer, Chinese Man, Mount Kimbie, Araabmuzik, Daedelus gibi sanatçılarla aynı sahneyi paylaşan, yerli hip-hop sahnesinin en başarılı isimlerinden Da Poet’in trip-hop ve hip-hop’ı birleştirdiği Rain Lab performansının ardından Korhan Futacı ve Kara Orkestra sahnede olacak. Tamburada ve Dandadadan'la kaydettiği albümlerdeki söz, beste ve saksofon performansıyla tanınan Korhan Futacı; yurtiçi ve yurtdışında birçok caz festivalinde sahne aldı. Pek çok uluslararası sanatçıyla aynı sahneyi paylaşan Korhan Futacı ve Kara Orkestra, organik bağlarla birbirine kenetlenmiş zengin bir orkestral doku yaratırken yüksek bilinçli bir makine gibi çalışıyor.

· Gece Gezmesi
     6 Temmuz Perşembe 19.00, Kadıköy, Moda

Festival kapsamında bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilecek Gece Gezmesi, Ceylan Ertem, Gevende, Son Feci Bisiklet, Jakuzi ve Kolektif İstanbul gibi bağımsız sahneninheyecan verici ve alternatif isimlerini ağırlayacak. Etkinlik, All Saints Moda Kilisesi, Club Quartier, Dorock XL, Kadıköy Sahne, KargART, Living Room, Moda Sahnesi, Zor gibi Kadıköy’ün sevilen mekânlarına yayılacak. Gece Gezmesi  etkiliğinin detaylı programına caz.iksv.org adresinden ulaşılabilir.

· Junun Featuring Shye Ben Tzur And The Rajasthan Express //
Miles Mosley // Bilal Karaman Trio // MadenÖktemErsönmez
7 Temmuz Cuma, 19.45, Beykoz Kundura

Bas gitarist, vokalist ve besteci, Kamasi Washington’ın sağ kolu ve West Coast Get Down Collective’in kurucusu Miles Mosley, Beykoz Kundura’da caz müziğin geleceğini notalara dökecek. Mosley, kendi hikâyelerini anlattığı ilk solo albümü Uprising’i İstanbullularla paylaşacak.

Beykoz Kundura’nın hayranlık uyandıran atmosferinde gerçekleştirilecek gecenin kapanışını ise Junun gerçekleştirecek. Sufi ruhani müzik geleneğinden Qawwal’i günümüze taşıyan besteci-ozan Shye Ben Tzur, Hintli ekip the Rajasthan Express ile gerçekleştirdiği bu projede, geleneksel müziği elektronik tınılarla bir araya getiriyor. Kayıtlarında Radiohead’in gitaristi Jonny Greenwood’un da yer aldığı proje hakkında, Paul Thomas Anderson’ın yönetmenliğini üstlendiği “Junun” adlı belgesel İstanbul Film Festivali’nin sunumuyla 2015 yılında gösterilmişti. Gecenin

“ViTRrin” kapsamında evsahipliğini üstlenecek isimler ise modal motifler, modern armoniler ve doğaçlamaları harmanlayan, Türkiye’nin en yetenekli genç müzisyenlerinden, caz gitaristi ve besteci Bilal Karaman ve üçlüsü ile Sarp Maden, Alp Ersönmez ve Volkan Öktem ile tabiri caizse bir rüya takımı, caz yatağında marine edilmiş rock, drum’n bass, punk, noise, elektronik ve ambient’i birleştiren MadenÖktemErsönmez olacak.

· “Caz Matine” Yürüyen Merdiven Feat. Tolga Bilgin & Kristian Lind // Geeva Flava
    8 Temmuz Cumartesi, 13.45, Salon İKSV

“ViTRin” kapsamında gerçekleşecek son konserlerden Caz Matine’de Yürüyen Merdiven feat. Tolga Bilgin & Kristian Lind ve Geeva Flava sahne alacak. Geçtiğimiz yılın Genç Caz finalistlerinden, Parklarda Caz performanslarıyla Fenerbahçe sakinlerine neşeli ve hareketli saatler yaşatan Geeva Flava, matinenin açılışını yapacak. Geeve Flava’nın ardından mekanik bir yürüyen merdiven değil, iki bacaklı bir organizma olan Yiğit Özatalay ile Mustafa Kemal Emirel’in, davulun melodik kişiliğiyle piyanoya, piyanonun perküsif kişiliğiyle davula yaklaşmasıyla oluşturdukları Yürüyen Merdiven grubuna, , İsveçli kontrbasçı Kristian Lind ile trompetçi Tolga Bilgin eşlik edecek.

· Parklarda Caz
9 Temmuz Pazar, 16.00, Fenerbahçe Khalkedon

Festivalin kültleşen ve parklara yayılan etkinliği Parklarda Caz bu yıl da şehrin sakinlerini Fenerbahçe’nin mavisi ve yeşili ortasında keyifli bir güne davet ediyor. Festivalde bu yıl Genç Caz gruplarının yanı sıra  İspanyol ekip Mastretta da zevke davet eden dans şarkılarıyla etkinliğin kapanışını yapacak. Mastretta, arka planına Akdeniz aroması eklenmiş deneysel seyahatler ve rock dokunuşlarıyla bu güzel Pazar akşam üstünde Anadolu yakası sakinlerini popüler ve güncel müziğe doyuracak. Etkinliğin detaylı programına  caz.iksv.org adresinden ulaşılabilir.

· Kandace Springs // Christian McBride’s “New Jawn Quartet”
10 Temmuz Pazartesi, 20.30, Sultan Park - Swissotel The Bosphorus

İlhamını Sade, Ella Fitzgerald, Lauryn Hill, Billie Holiday, Nina Simone ve Erykah Badu gibi divalardan alan; Blue Note’un yeni keşfi piyanist, büyüleyici vokaliyle Kandace Springs, soul, caz ve popu birleştiren cazibeli şarkılarıyla sıcacık bir yaz akşamında Swissotel The Bosphorus Sultan Park’ta olacak. Kandace Springs’in ardından, ABD’li caz bas gitaristi Christian McBride yeni projesi New Jawn Quartet ile modern caz keşiflerine yelken açacak. Yer aldığı 300’den fazla kayıtla kendi neslinin en çok kayıtta bulunan caz sanatçılarından sayılan McBride, sahip olduğu beş Grammy ödülü ile virtüözlüğünü kanıtladı. Herbie Hancock, Diana Krall, Chick Corea gibi caz müzisyenlerinin yanı sıra Sting, Paul McCartney ve Celine Dion gibi yıldızlarla da çalışan sanatçı, aralarında 18 kişilik Big Band projesinin de olduğu beş farklı ekibe liderlik ediyor.

· “Havana Gecesi” Roberto Fonseca // Dayme Arocena
12 Temmuz Çarşamba, 20.30, Uniq Hall Açık Hava Sahnesi

Buena Vista Social Club ile dünyayı turlayan, Küba müziğindeki köklere dönüşün destansı bir belgesi niteliğindeki son albümü ABUC ile dünya çapında başarı edinen Kübalı caz piyanisti Roberto Fonseca festivalin konuklarından. Havana’nın büyülü atmosferini çağrıştıran parçaları ile Roberto Fonseca’dan önce sahneyi henüz 23 yaşındaki Kübalı neo-soul vokalisti, Gilles Peterson’un keşfi Dayme Arocena ısıtacak. Yerinizde duramayacağınız ritimleriyle “Havana Gecesi” festivalde sıcacık bir Afro, Latin ve Küba müziği akşamı sunacak.

· Fatoumata Diawara & Hindi Zahra
     17 Temmuz Pazartesi, 21.00, The Grand Tarabya Panorama Terrace

Damon Albarn’dan Herbie Hancock’a kadar sayısız isme eşlik eden Afrika müziğinin son yıldızı Fatoumata Diawara ile caz ve dünya müziğini benzersiz bir biçimde harmanlayan Hindi Zahra, sıcak ve ritmik bir caz ve dünya müziği akşamı için “Olympic Cafe Tour” projeleri kapsamında bir arada. Tutkulu kadın vokallerin gücüyle aklınızı başınızdan alacak konser bu yılın yeni mekanlarından Tarabya Oteli’nin etkileyici terasında gerçekleştirilecek.

· Dee Dee Bridgewater “Memphis”
18 Temmuz Salı, 21.00, The Marmara Esma Sultan Yalısı

Üç Grammy ödülü, yedi adaylığı, The Wiz müzikaliyle bir de Tony ödülü bulunan, Motown Records efsanesinin en önemli sanatçılarından Dee Dee Bridgewater, doğduğu şehir Memphis’in müzikal mirasına saygı duruşu niteliğindeki özel projesi ile festivalin konuklarından. Daha önce de birçok kez festivalin konuğu olan ve ülkemizde geniş bir hayran kitlesi bulunan Bridgewater, BB King, Al Green gibi blues ve soul ustalarının şarkılarını yeniden yorumlayacak. Caz ve soul divası, The Marmara Esma Sultan Yalısı’nın boğaza açılan benzersiz atmosferinde vereceği bu konserle sevenlerini yine kendine hayran bırakacak.

· Donny McCaslin “Beyond Now”
18 Temmuz Salı 22.30, Salon İKSV

ABD’li caz saksofoncusu, Donny McCaslin, David Bowie’nin yıldızlar arasına karışmadan hemen önce yayımladığı Blackstar albümüne katkıda bulunanlar arasında önemli bir yerde duruyor. Yine Blackstar için birlikte çalıştığı Tim Lefebvre, Mark Guiliana, Jason Lindner, Nate Wood ve David Binney’nin işbirlikleriyle yayımladığı 2016 tarihli son albümü Beyond Now’u Bowie’ye adayan McCaslin, bu albümde MUTEMATH, Deadmau5, The Chainsmokers ve tabii ki Bowie şarkılarına yer verdi. Albüm, 2016’nın en iyi caz albümleri arasında gösterildi. Bu yılın başında Grammy Ödül Töreni’nde Blackstar’ın kazandığı ödülleri David Bowie adına almak üzere ekibi Ben Monder, Jason Lindner, Tim Lefebvre ve Mark Guiliana ile sahneye çıkan McCaslin’in kendi adına da ayrıca üç Grammy adaylığı bulunuyor. McCaslin, deneysel ve tekinsiz nefesiyle dinleyicilerini büyüleyecek bir konserle sahnede olacak.

· Bill Laurance // Bokanté
19 Temmuz Çarşamba, 21.00, Beykoz Kundura

Caz ve elektronik müziği birleştiren füzyon mutfağı Snarky Puppy’nin arkasındaki isimler, Beykoz Kundura’nın atmosferine çok yakışacak bir performansla festivaldeler. Snarky Puppy’nin klavyecisi Bill Laurance’ın performansıyla başlayacak gece, grubun kurucusu ve bas gitaristi Michael League’in yepyeni projesi Bokanté ile devam edecek. League’in tanımıyla “Batı Afrika müziği, delta blues ve Led Zeppelin’in ilginç bir birleşimi” olan Bokanté, farklı müzik türlerini başarıyla icra edebilen en saygın gruplardan.

· Isfar Sarabski // Basel Rajoub’s Soriana featuring Sirojiddin Juraev
20 Temmuz Perşembe, 20.30, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi

2009 Montreux Caz Festivali’nde solo piyano yarışması birinciliğini kazanan Azerbaycanlı piyanist Isfar Sarabski, SOCAR Türkiye’nin sponsorluğunda gerçekleştirilecek konserinde müzikseverlerle buluşacak. Yaptığı işbirlikleriyle caz sahnesinde yerini her geçen yıl daha da sağlamlaştırarak, Royal Albert Hall’dan Queen Elizabeth Hall’a kadar en görkemli konser salonlarında sahneye çıkan Isfar Sarabski’ye bu konserde Türkiye’den müzisyenler de eşlik edecek. Gecenin diğer topluluğu ise, Ağa Han Kültür Vakfı’na bağlı Aga Khan Müzik İnsiyatifi tarafından desteklenen Suriyeli saksofon sanatçısı Basel Rajoub’un Soriana Project üçlüsü olacak.


İSTANBUL CAZ FESTİVALİ ÇOCUKLARIN DA YÜZÜNÜ GÜLDÜRÜYOR

24. İstanbul Caz Festivali bu yıl ilk kez bir çocuk etkinliğine programında yer veriyor. 8 Temmuz Cumartesi günü Sakıp Sabancı Müzesi’nde saat 15.00’da başlayacak “Çocukça Bir Gün” başlıklı etkinlikle, Oran Etkin, Hakan Başar ve Barış İçin Müzik Üflemeliler Topluluğu konserlerinin yanı sıra gün boyunca çocuklar için çeşitli atölye çalışmaları da yapılacak. Etkinlik biletini gösterenler Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki Feyhaman Duran sergisini gezebilecek, dilerlerse öncesinde rezervasyon yaptırarak çeşitli atölyelere de katılabilecek.

Caz enstrümanlarının hikâyesini eğlenceli bir biçimde anlattığı özel konsede, ünlü klarnet virtüözü ve doğaçlama ustası Oran Etkin’e, vokalde Deniz Taşar, davulda Riccardo Marenghi, tubada Ertan Şahin ve piyanoda Barış Mert Peker eşlik edecek.  “Çocukça Bir Gün” kapsamında saat 16.30’da konser verecek olan 13 yaşındaki genç piyanist Hakan Başar ise 2015’te 5. Pera Müzik Festivali’nde ilk konserini verdi. Her geçen gün müzikal potansiyelini geliştirerek çalışmalarını hızlandıram Başar, İstanbul Caz Festivali’nin düzenlediği Genç Caz yarışmasına da katılarak dikkatleri iyice üzerine çekti ve ilk albüm deneme kayıtlarını MİAM’da gerçekleştirdi.

ZORLU PERFORMANS SANATLARI MERKEZİ’DE GENİŞ BİR CAZ YELPAZESİ

Zorlu PSM, İKSV’nin en yüksek katkıda bulunan mekan sponsoru olarak İstanbul Caz Festivali sanatçılarını konuk edecek. Zorlu PSM’de 24. İstanbul Caz Festivali’ne özel olarak gerçekleştirilecek olan Paco Du Lucia “Beyond The Memory” konseri ile Christian McBride, Joshua Redman ve TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası konserinin yanı sıra değerli birçok yerli ve yabancı ismin performansları için ev sahipliği yapacak.

Taksim Trio
8 Temmuz Cumartesi 19.30, Drama Sahnesi

Müzikal zenginlikleriyle dünya müziğinde son yılların en dikkat çekici gruplarından biri sayılan Taksim Trio, enstrümanlarına tutkun Hüsnü Şenlendirici, İsmail Tunçbilek ve Aytaç Doğan’dan oluşuyor. 2007’de dünya müziğinin en önemli fuarı WOMEX’te dakikalarca ayakta alkışlanan üçlü, ertesi yıl Londra Caz Festivali kapsamında Queen Elizabeth Hall sahnesine çıktı. 2013’te yayımlanan ikinci albümlerinde özgün bestelerin yanı sıra Orhan Gencebay, Zülfü Livaneli ve Şükrü Tunar’ın parçalarına yer verdiler. Üçüncü albüm ‘Ahi’ ise 2016’da yayımlandı.

Mehmet Ali Sanlıkol & Whatsnext? Featuring Tiger Okoshi
13 Temmuz Perşembe 19.00, Drama Sahnesi

Caz müzisyeni, besteci ve akademisyen Mehmet Ali Sanlıkol, modern caz kompozisyonlarını Türk müziği etkileriyle birleştirecek özel bir konser için, Japonya kökenli, ABD’li caz trompetçisi Tiger Okoshi ve türlere meydan okuyan topluluğu Whatsnext? ile tam 14 yıl sonra İstanbul Caz Festivali’ne geri dönüyor. İlhamını mehter ve Osmanlı müziğinden alan Mehmet Ali Sanlıkol bu gecede, Gary Burton, Bruce Arnold, Rakalam Bob Moses gibi caz duayenleriyle olan işbirlikleriyle saygıdeğerliğini arttıran, aynı zamanda caz akademisyeni olan Tiger Okoshi ile güçlerini birleştirerek izleyicileri virtüöziteye doyuracak. New Orleans cazıyla çiftetelli melodilerini birleştiren şaşırtıcı sentez işlerine yer verdiği son albümü Resolution ile dikkat çeken Sanlıkol’a, albümdeki “Niyaz Suite” parçasında eşlik eden Antonio Sanchez, Migration konserinden bir gün önce sanatçıyla aynı sahnede buluşacak.

Nik Bärtsch’s Ronin
13 Temmuz Perşembe 21.30,  Drama Sahnesi

İsviçreli piyanist, besteci ve prodüktör Nik Bärtsch, minimalist ve mistik tınıların öne çıktığı zen funk dörtlüsü Ronin ile festival izleyicilerini kendi iç dünyalarına davet edecek.  Bärtsch, yıllar içinde geliştirdiği müzikal dil ile klasik caz çizgilerini aşan çağdaş , blues ve etnik müzik gibi farklı türleri bu konserinde sunacak.

Kerem Görsev Quartet
14 Temmuz Cuma 21.30, Drama Sahnesi

Piyanoyla tanışmasının 50. yılını kutlayan Kerem Görsev, Ferit Odman, Kağan Yıldız ve Engin Recepoğulları’ndan oluşan dörtlüsü, özel bir gece ile festivale konuk oluyor. Caz ile olan bağı 60’ların sonunda konservatuvara adım atmasıyla başlayan ve ilk bestelerini 90’lı yıllarda yapan Görsev, Türkiye caz sahnesinin önde gelen caz piyanistleri arasında yer alıyor. Birçok başarılı caz müzisyeniyle işbirlikleri yapan Görsev, Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında konserler vermeye devam ediyor.

Antonio Sanchez & Migration
14 Temmuz Cuma 19.00, Drama Sahnesi

Oscar ödüllü Birdman filminin orijinal müziklerine imza atan Meksika asıllı caz davulcusu Antonio Sanchez, Chick Corea ve Pat Metheny gibi devlerle sahne aldıktan sonra, grup lideri olarak kaydettiği son albümü The Meridian Suite’i takiben ilk defa İstanbul’a geliyor. Beş yaşında davulla tanışan, dört adet Grammy ödülü sahibi Sanchez, çağının en önemli grup liderleri arasında görülüyor. Birdman filminin orijinal müziklerine imza atan Meksika asıllı caz davulcusu Antonio Sanchez, Chick Corea ve John Patitucci gibi isimlerle sahne aldıktan sonra ilk defa grup lideri olarak kaydettiği albümü Migration’ı İstanbullu caz dinleyicisiyle paylaşacak.

TUNA ÖTENEL VE DOSTLARI İLE BİR CAZ GECESİ
26 Nisan Çarşamba, 21.30, Salon İKSV

Türk cazının en önemli isimlerinden Tuna Ötenel’in yaklaşık 10 yıl sonra tekrar sahnede olacağı bu özel gecede, caz duayenine Sibel Köse, Hakan Behlil, Neşet Ruacan, İmer Demirer, Murat Verdi, Can Kozlu, Hasan Kocamaz ve Emin Fındıkoğlu gibi dostları eşlik edecek. Emin Fındıkoğlu’nun müzik direktörlüğüyle İstanbul Caz Festivali’nin düzenlediği konser, 26 Nisan’da Salon İKSV’de gerçekleşecek.

2008’de festivalin "Yaşam Boyu Başarı Ödülü"nü alan Tuna Ötenel, 60'lı yıllardan bu yana Türkiye'de caz müziğinin tanınması ve sevilmesinde büyük katkılarda bulundu. Türkiye'nin ilk caz plağı olan, gitarda Kudret Öztoprak ve davulda Erol Pekcan'ın yer aldığı 1978 tarihli Caz Semai’de Tuna Ötenel de piyano ve saksofonun arkasındaydı. Geçirdiği talihsiz rahatsızlığın ardından yaklaşık 10 yıldır müzikten uzak kalan Tuna Ötenel şimdi bütün geliri müzik öğrencisi gençlere burs olarak verilecek konserde, tek eliyle çaldığı kornetiyle birlikte çok özlediği ve özlendiği sahnede olacak.




24. İSTANBUL CAZ FESTİVALİ’NİN DESTEKÇİLERİ

24. İstanbul Caz Festivali, Festival Sponsoru Garanti Bankası’nın yanı sıra yine birçok kurumun desteğiyle gerçekleştiriliyor. “ViTRin” Türkiye Seri Sponsorluğunu SOCAR Türkiye üstleniyor.  Zorlu Performans Sanatları Merkezi yüksek katkıda bulunan mekan sponsoru olarak destek veriyor. Festivalin gösteri sponsorları arasında ise SOCAR Türkiye ve SCHINDLER yer alıyor.

Festivalin otomotiv sponsorluğunu Volvo Car Türkiye üstleniyor. Festivale Türk Tuborg A.Ş. Mastercard ve Coca-Cola da katkı sağlıyor.

Festival kapsamındaki çeşitli konserler, Avusturya Kültür Ofisi, Fransız Kültür Merkezi, Fransa Büyükelçiliği, Hollanda Kraliyeti Başkonsolosluğu ve İspanya Büyükelçiliği katkılarıyla düzenleniyor.

24. İstanbul Caz Festivali, TC Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Beyoğlu Belediyesi ve Kadıköy Belediyesi tarafından da destekleniyor.

İKSV’nin tüm festivallerine Öncü Sponsor Eczacıbaşı Topluluğu, Resmi İletişim Sponsoru Vodafone, Resmi Taşıyıcı DHL, Konaklama Sponsoru The Marmara Collection, Sigorta Sponsoru Zurich Sigorta, Sağlık Sponsoru Memorial Sağlık Grubu ve servis sponsorları Navitas, GFK, bluechip Creative Events, directComm Marketing Group ile AGC destek veriyor.

24. İstanbul Caz Festivali’nin tanıtım kampanyasını Alametifarika hazırladı.

FESTİVALİN ANLIK YENİLİKLERİ SOSYAL MEDYADA

İstanbul Caz Festivali ile ilgili tüm bilgiler, sanatçıların tanıtım videoları ve etkinliklerle ilgili anlık gelişmeler sosyal medya hesaplarından da takip edilebilir.

facebook.com/istanbulcazfestivali
twitter.com/istanbulcazfest
instagram.com/istanbulcazfestivali
youtube.com/iksvistanbul
play.spotify.com/user/istanbulkultursanatvakfi
#istcazfest17
#sarkilarkonusur

Festival programına, festivalinresmi web sitesi caz.iksv.org’un yanı sıra İKSV Mobil uygulamasından da ulaşabilir. İKSV Resmi İletişim Sponsoru Vodafone’un katkılarıyla hazırlanan İKSV Mobil uygulaması AppStore ve Google Play Store’dan indirilebilir. İKSV Mobil’e ek olarak İKSV Kitaplık üzerinden de İstanbul Caz Festivali’nin broşürüne ulaşılabilir.


yilmazparlar@yahoo.com